İçeriğe geç
Pirinç ve GökyüzüBir bilim tarihi müzesi
Fuat Sezgin · İslam'da Bilim ve Teknik · Cilt I

Pirinç ve
Gökyüzü.

Bilgi nasıl üretilir,
değişir ve yolculuk eder?

Gökyüzünü anlamaya çalışan insanlar, onların aletleri ve çalışma çevreleri. Batlamyus'tan Kopernik'e uzanan tartışmaları; gözlem, çeviri ve kurumlar üzerinden keşfedin.

Kavramlarla tanışın
GÖKYÜZÜNÜ OKUMAKUSTURLAP
العلوم والتقنية في الإسلامUsturlabın şematik yorumu
Çalışan modeli incele ↗
610Koleksiyon kaydı
616Âlim kaydı
534Olay kaydı
53B alet şeması

Metinden nesneye.
Parçadan bütüne.

Kaynak ve yöntem

Bir kataloğun
birinci cildi.

Fuat Sezgin'in metninden bir dijital müzeye.

Fuat Sezgin 1982'de Frankfurt'ta bir enstitü kurdu ve orada, Arapça, Farsça, Türkçe ve Latince kaynaklarda tarif edilen aletleri yeniden yaptırdı. Sekiz yüz kadar rekonstrüksiyon ortaya çıktı. Bu koleksiyonu tanıtmak için beş ciltlik bir katalog yazdı. Elinizdeki site, o kataloğun birinci cildine dayanıyor — yani aletlerin tek tek anlatıldığı ciltlere değil, hepsinin arkasındaki sekiz yüz yıllık hikâyeyi anlatan giriş cildine.

Kitabın bakışı ve bu müzenin yaklaşımı

Bu yüzden buradaki nesneler vitrindeki fotoğraflar değil, metnin içinden çıkarılmış kayıtlardır: Sezgin bir aleti anarken kim yaptı, ne zaman yaptı, hangi parçalardan oluşuyor diye yazdıysa, o bilgi burada bir kart olarak duruyor. Hiçbir nesne uydurulmadı; hepsi kitapta geçiyor.

Kitabın kendi tezi şudur: bilimler tarihi bölünmez bir bütündür, Arap-İslam dünyası bu bütün içinde yalnızca bir aktarma istasyonu değil, yaratıcı bir evredir, ve Avrupa bu birikimi İspanya, Sicilya ve Bizans üzerinden devralmıştır. Müze, bu tarih yorumunu kitabın örnekleri üzerinden tartışmaya açar. Anlatı ve kavram notları, kaynakta geçen teknik ifadeleri açıklar; kitap kayıtları ile sonradan eklenen yorumlar ayrı belirtilir.

Bir okuma rotası

Bilim nasıl
ortak bir işe dönüşür?

Bu müzenin merkezinde bir tarih sorusu var: İnsanlar devraldıkları bilgiyi hangi koşullarda sorgular, değiştirir ve başkalarının kullanabileceği hale getirir? Bir aletin parçaları, bir kitabın çevirisi veya bir rasathanenin kuruluşu, bu sorunun farklı yüzlerini gösterir.

Önce hikâyeyi izleyin. Ardından merak ettiğiniz aleti açın. Modellerde bir çizginin ya da parçanın neyi temsil ettiği açıklanıyor; hesapları bilmeden de tartışmanın ne olduğunu takip edebilirsiniz. Kavram notları, ihtiyaç duyduğunuz yerde okumaya eşlik eder.

Sekiz durakta bir dönüşüm

Batlamyus'tan
Kopernik'e.

Bir düşünce nasıl ortak bilgiye dönüşür?
Kimler onu korur, çevirir, sınar ve değiştirir? Gökyüzünün tarihini, bu soruların peşinden okuyun.

Bilimsel bir açıklamanın kurulması ve kabul görmesi, birçok insanın birlikte yürüttüğü bir iştir. Gözlemciler ölçer, ustalar alet yapar, çevirmenler metinleri yeni okurlara ulaştırır; hükümdarların desteği araştırma için imkân sağlar. Bilginler de kendilerine ulaşan cevapları sınar. Bu rota, Fuat Sezgin'in İslam'da Bilim ve Teknik kitabındaki kayıtları, bilgi üretiminin bu ilişkileri üzerinden okuyan editoryal bir anlatıdır.

Sekiz durak boyunca birbiriyle bağlantılı üç soruyu izleyeceğiz: Hangi sorun çözülmeye çalışıldı, hangi çalışma ortamı bunu mümkün kıldı, sonraki kuşaklara ne kaldı? İslâm dünyası, Bizans ve Latin Avrupa'daki çalışmalar çoğu zaman eşzamanlıdır. Kopernik'e varan bu anlatı, tarihsel gelişmenin zorunlu olarak ona yöneldiğini varsaymaz. Kavram açıklamaları ve bağlantılı kaynaklar, kitabın anlatısını izlemeyi ve değerlendirmeyi kolaylaştırır.

Yaklaşık 10 dakika · Her durağı açarak okuyun
012. yüzyılİskenderiye · Antik ortak mirasGökyüzüne ortak bir açıklama vermekBatlamyus: sonraki kuşakların başvuracağı bir bilgi düzeni.

Bir gözlemin başka kuşaklar tarafından kullanılabilmesi için, tek kişinin gördüğü şeyin anlaşılabilir bir açıklamaya dönüşmesi gerekir. Batlamyus'un İskenderiye'de hazırladığı Almagest, önceki birikimi böyle bir düzen içinde topladı. Gezegenler gökte bazen yavaşlıyor, bazen geri gidiyor görünüyordu. Batlamyus, Dünya'yı hareketsiz kabul ederek bu görünüşleri birbirine bağlı dairesel hareketlerle açıkladı. Burada model, gözlenen olayları belirli varsayımlarla açıklayan ve hesap yapmayı sağlayan bir tasarımdır. Bu tasarımın gücü, gelecekteki gök konumlarını hesaplamaya imkân vermesiydi; eserin sonraki astronomlar için başlıca başvuru kaynaklarından biri olması da bu başarıyla ilişkilidir. Fakat hesapla gerçeklik arasındaki ilişki açık bir soruydu. Hareketin hangi noktaya göre düzenli sayılacağını belirleyen ekuant gibi çözümler, gözleme uyum sağlarken yeni sorular doğuruyordu. Sonraki kuşaklar bu mirası hem kullanacak hem hangi varsayımlar üzerine kurulduğunu sorgulayacaktı.

Ek okuma: TDV İslâm Ansiklopedisi · Batlamyus ↗

028.–10. yüzyılBağdat, Şam ve RakkaBilgiyi devralmak, onu sınamakla başlarAbbâsî çevreleri: çeviri, hükümdar desteği ve yeniden ölçme.

Başka dillerde yazılmış bir bilimsel birikim, yeni bir çalışma çevresinin kendi bilgisi haline nasıl gelir? Abbâsî döneminde Yunanca astronomi eserleri, Hint ve İran hesap gelenekleriyle birlikte Arapça üzerinden yeniden işlendi. Çevirmenlerin terimlere karşılık bulması, bilginlerin farklı hesapları karşılaştırması ve gözlemcilerin bunları sınaması gerekiyordu. Me'mûn'un desteği, eski değerlerin yeniden ölçüldüğü ortak çalışmaların yapılmasını sağladı. Yeryüzünün büyüklüğünü anlamak için kuzey–güney doğrultusunda bir derecelik uzaklığın ölçülmesi de bu araştırmalar arasındaydı. Hârizmî'nin hesap tabloları, Sâbit b. Kurre'nin çalışmaları ve Bettânî'nin astronomi el kitabı aynı geniş birikimin farklı katkılarıdır. Sonuçları düzenli tablolarda sunan eserlere zîc deniyordu; böylece bir yerde elde edilen bilgi başka bir yerde yeniden kullanılabiliyordu. Dünya merkezli açıklama sürerken bilginin güvenilirliği, metindeki otoriteye başvurmanın yanında ölçüm ve karşılaştırmayla da kuruluyordu.

Kitaptaki dayanaklar: Me'mûn'un ölçümleri; Hârizmî ve Bettânî cetvelleri. Kavram kaynağı: TDV · Zîc ↗

0311. yüzyılKahire · Eleştiri geleneğiBir otoriteyi, kendi ölçütleriyle sorgulamakİbnü'l-Heysem: başarılı bir açıklamanın sınırlarını göstermek.

Kuşaklar boyunca işe yarayan bir açıklama nasıl eleştirilebilir? İbnü'l-Heysem, Kahire'deki çalışmalarında Batlamyus'un astronomisini, benimsediği ilkelerle ne ölçüde uyuştuğunu sorarak değerlendirdi. eş-Şukûk alâ Batlamyus, yani Batlamyus Üzerine Şüpheler, bu yaklaşımın önemli örneğidir. Dönemin astronomisinde göksel hareketlerin düzenli dairesel dönüşlerle açıklanması bekleniyordu. Oysa Batlamyus'un bazı hesaplarında bir hareket, dairenin merkezinden bakıldığında düzenli görünmüyor; bu düzenlilik başka bir noktaya göre tanımlanıyordu. Hesap gözlemle uyuşabilse de açıklamanın kendi içinde tutarlı olup olmadığı sorusu kalıyordu. Böylece eleştiri, yanlış bir sayıyı düzeltmenin ötesine geçerek teorinin nasıl kurulduğuna yöneldi. İbnü'l-Heysem'in amacı, mevcut astronomiyi kendi ölçütleriyle daha tutarlı hale getirmekti. Sonraki bilginlere kalan da bu araştırma sorusu oldu: gökte gördüğümüzü hesaplayan bir düzen, aynı zamanda doğada gerçekleşebilir bir hareketi anlatmalı mı?

Ek okuma: TÜBA · eş-Şukûk alâ Batlamyus ↗

0411.–12. yüzyılEndülüs, Toledo ve çeviri çevreleriFarklı cevapları yeni okurlarla buluşturmakEndülüs ve çeviri çevreleri: alet ustaları, bilginler ve metinler.

Aynı bilimsel mirası paylaşan insanlar, farklı sorunlara öncelik verebilir. Endülüs'te Zerkâlî, Güneş'in hareketini daha iyi hesaplamak ve farklı yerlerde kullanılabilen bir gök ölçüm aleti geliştirmekle uğraşıyordu. Usturlap denilen bu alet, gökyüzünün çizimini kullanarak zaman ve konum hesabı yapmaya yardımcı olur. İbn Bâcce ve Bitrûcî'nin tartışmalarında ise gökteki hareketleri hangi açıklamanın daha tutarlı biçimde temsil ettiği öne çıkıyordu. Aynı coğrafyada hesap, alet yapımı ve teori üzerine farklı çalışmalar sürüyordu. Bu sırada Toledo ve başka merkezlerde Arapça eserler Latinceye çevrildi. Cremonalı Gerard'ın Almagest çevirisi, Bathlı Adelard'ın Hârizmî tablolarını aktarması ve Bettânî'nin eserinin çevrilmesi yeni çalışma imkânları açtı. Çevirmenler, sonraki okurların hangi metinler ve sorunlarla karşılaşacağını etkiliyordu. Bilgi dolaşıma girerken hem kullanılan dil hem onu yorumlayan çalışma çevresi değişiyordu.

Kitaptaki dayanaklar: Zerkâlî; Endülüs'teki Batlamyus eleştirileri; Almagest ve astronomi cetvellerinin Latince çevirileri.

0513. yüzyılMerâga · Rasathane ve geometriAraştırmanın maddi ve kurumsal koşullarını kurmakMerâga: hükümdarın desteği, ortak çalışma ve yeni açıklamalar.

Uzun süre gözlem yapmak, alet hazırlamak ve sonuçları karşılaştırmak zaman, kaynak ve bir çalışma topluluğu gerektirir. Merâga Rasathanesi bu koşulları bir araya getiren merkezlerden biriydi. 1259'da kuruluşuna başlanan kurum, Hülâgû'nun desteği ve Nasîrüddin Tûsî'nin yönetiminde bilginleri, araçları ve metinleri topladı. Hamîlik, burada araştırmayı mümkün kılan maddi ve siyasi desteği ifade eder. Tûsî, Urdî ve Kutbüddin Şîrâzî gibi astronomlar, önceki modellerin sorunlarına yeni açıklamalar aradı. Tûsî'nin geliştirdiği yöntemlerden biri, iki dairesel hareketi birleştirerek bir noktanın düz çizgi üzerinde gidip gelmesini sağlıyordu. Tûsî çifti adıyla anılan bu araç, göksel hareketleri düzenli dönüşlerle açıklama imkânlarını genişletti. Dünya'nın merkezde olduğu düşüncesi sürüyordu. Değişim, yerleşik bir astronomi anlayışının içinde, eleştiriyi yeni hesap ve hareket düzenlerine dönüştürebilen ortak çalışma sayesinde gerçekleşiyordu.

Kitaptaki dayanaklar: Merâga Rasathanesi; Tûsî, Urdî ve Şîrâzî modelleri. Ek okuma: St Andrews · Nasîrüddin Tûsî ↗

0614. yüzyılŞam · Gözlemden gezegen kuramınaGündelik bir görevin içinden kuramsal sorular üretmekİbnü'ş-Şâtır: vakit hesabı, alet yapımı ve göğün açıklanması.

Bilimsel araştırma, gündelik hayatı düzenleyen işlerle de ilişki kurar. Şam'daki Emeviyye Camii'nde vakitleri hesaplamakla görevli olan İbnü'ş-Şâtır bir muvakkitti. Görevi, gökyüzünün düzenli izlenmesini ve zaman hesabını gerektiriyordu; aynı kişi gözlem yapıyor, alet hazırlıyor ve gezegen hareketlerinin açıklanması üzerine çalışıyordu. Ay modeli bu çalışmaların neyi değiştirdiğini gösterir. Bir hesap Ay'ın gökte nerede görüneceğini gösterebilir; fakat aynı açıklama, Ay'ın Dünya'ya ne kadar yaklaşıp uzaklaştığını da belirler. Batlamyus'un modeli bu uzaklıkta aşırı büyük değişimler gerektiriyordu. İbnü'ş-Şâtır, hareketleri farklı biçimde birleştirerek sorunu azaltan yeni bir düzen geliştirdi. Dünya merkezli kalan bu çalışmayla Kopernik'in sonraki Ay ve Merkür modelleri arasında güçlü matematiksel benzerlikler vardır. Bu benzerlikler, bilginin olası aktarımını araştırmak için önemlidir; hangi metnin kim aracılığıyla ulaştığını göstermek ise ayrıca tarihsel kanıt gerektirir.

Ek okuma: TDV · İbnü'ş-Şâtır ↗ İslâm Düşünce Atlası ↗

0715. yüzyılViyana, İtalya ve Orta AvrupaBir mirası yeniden düzenleyerek öğretmekPeurbach ve Regiomontanus: farklı kaynakları ortak tartışmaya açmak.

Bilgi, yeni kuşaklara aktarılırken onu açıklayan ve düzenleyen metinler de önem kazanır. Latin Avrupa'daki astronomlar, Arapçadan çevrilmiş eserlerle Yunanca metinlerin birlikte bulunduğu bir birikim üzerinden çalışıyordu. Peurbach'ın gezegen teorisi eseri ve Regiomontanus'un Epitome'si, Batlamyus astronomisini yeniden ele almanın ve öğretmenin araçları oldu. Sezgin, Zerkâlî'nin Güneş kuramına ilişkin bilginin Kopernik'e ulaşmasında bu eserlerin aracılığını vurgular. Çeviri ve yeniden yazma, önceki bilginleri yeni tartışmaların katılımcıları haline getiriyordu. Bizans, İtalya ve başka merkezler bu dolaşımın farklı duraklarıydı; her fikir için aynı aktarım yolunu varsaymak mümkün değildir. Eşzamanlı olarak Semerkant'ta Uluğ Bey, Kâşî, Kadızâde ve Ali Kuşçu çevresinde gözlem ve hesap tabloları üzerinde çalışılıyordu. Bu dönemi anlamak için birden çok bilim merkezini, aralarındaki ilişkileri ve her birinin kendi araştırma gündemini birlikte görmek gerekir.

Kitaptaki dayanaklar: Peurbach; Regiomontanus'un Epitome'si; Bizans üzerinden aktarım; Semerkant Rasathanesi ve Zîc-i Sultânî.

081543Frombork · Nürnberg'de basılan eserDünya'nın yerini, gözlemcinin yerini değiştirmekKopernik: devralınan sorunlara farklı bir evren düzeni önermek.

Yerleşik bir bilgi düzeni, temel kabullerinden biri değiştiğinde nasıl yeniden kurulabilir? Kopernik, 1543'te yayımlanan De revolutionibus'ta Dünya'yı da hareket eden gezegenler arasına yerleştirdi. Dünya kendi çevresinde dönerken Güneş çevresinde de yıllık bir hareket yapıyordu. Bunun açıklama bakımından sonucu büyüktü: gökte gördüğümüz her hareket, yalnız baktığımız cismin hareketi olmayabilirdi; bizim hareketimiz de görünüşü etkiliyordu. Gezegenlerin bazen geri gidiyor görünmesi bu ilişkiden hareketle açıklanabildi. Kopernik, önceki astronomların ölçümlerinden, sorularından ve dairelerle hesap yapma yöntemlerinden yararlanmayı sürdürdü. Yenilik, bu birikimi Dünya'ya farklı bir yer veren genel bir açıklamada birleştirmesiydi. Eser, Dünya'nın hareketi ve göklerin nasıl işlediği üzerine yeni tartışmalar açtı. Bilimsel devrimin altyapısını da bu uzun geçmiş içinde görebiliriz: araştırmayı destekleyen kurumlar, metinleri dolaşıma sokan insanlar, denetlenen gözlemler ve yeniden tartışılabilen kabuller.

Ek okuma: Library of Congress · De revolutionibus ↗

Bağlantıları nasıl okumalı?

Bir bağlantıyı
kanıtlamak.

Bilim tarihçisi yalnızca iki düşüncenin benzeyip benzemediğine bakmaz; birinin diğerine hangi yollarla ulaşmış olabileceğini de araştırır. Bir çeviri, bir yazmanın dolaşımına ilişkin kayıt veya bir yazarın açık atfı bu ilişkiyi belgeleyebilir. İki modelin aynı matematiksel yapıyı taşıması ise önemli bir benzerlik bulgusudur. Arada hangi metinlerin ve kişilerin bulunduğunu tek başına göstermez. Tûsî–İbnü'ş-Şâtır–Kopernik karşılaştırmalarını okurken, model benzerliği ile belgelenmiş aktarımı bu nedenle ayırt ediyoruz. Aktarım tartışmasını oku ↗

Kitabın tarih yorumu

Üç soruyla
bilim tarihini okumak.

Sezgin'in savlarını üç soruya ayırıyoruz. Aşağıdaki örnekler, bu savların hangi gözlemlere dayandığını ve nerede daha fazla kanıt gerektiğini düşünmeye yardımcı olur.

Bilginin değişmesi

Devralınan bilgi nasıl dönüştürülür?

Bir eseri çevirmek, onu anlamlandırma ve sınama işini de beraberinde getirebilir. Batlamyus'un gökyüzü hesabına yöneltilen eleştiriler, eski bir açıklamanın nasıl yeni bir araştırma sorusuna dönüştüğünü gösterir.

Bir modelin neden sorgulandığını gör →
Kanıtın değerlendirilmesi

“Daha doğru” derken neyi karşılaştırırız?

Kitap, bazı eski ölçümleri karşılaştırma değerleriyle birlikte verir. Aradaki farkı görmek, başarı iddiasını somutlaştırır. Tek bir iyi sonuçtan bütün bir döneme hükmetmek içinse daha geniş bir inceleme gerekir.

Ölçümlerin nasıl karşılaştırıldığını oku →
Bilginin dolaşımı

Bir düzeltme başka bir çevreye nasıl ulaşır?

Bir yerde geliştirilen bilgi her yerde aynı anda kullanılmaz. Sezgin, İspanya, Sicilya ve Bizans üzerinden dolaşan metinleri bu açıdan okur. Akdeniz örneği, yeni bir değerin hesaplanması ile benimsenmesi arasındaki farkı düşündürür.

Haritadaki değişimi karşılaştır →
Kısa bilgi notları

Gökyüzünün
çalışma sözlüğü.

Bir aleti ya da çizimi anlamak için önce hangi soruya cevap verdiğini bilmek gerekir. Bu notlar, kavramları gündelik düşünme örnekleriyle açıklıyor; ardından müzede nereye bakabileceğinizi gösteriyor.

Bu açıklamalar, kitapta geçen terimleri anlaşılır kılmak için hazırlanmıştır; doğrudan kitap alıntısı değildir. Gündelik örnekler, fikri açıklayan benzetmelerdir. İlgili modellere ve varsa ek okuma kaynaklarına notların sonundaki bağlantılardan ulaşabilirsiniz.

AletUsturlapGökyüzünü elde taşımak

Nedir? Gökyüzüyle ilgili soruları, bir disk üzerindeki çizimler ve ölçüler yardımıyla çözmeye yarayan bir alettir. Bir yıldızın konumundan saati bulmak veya gökte ne zaman görüneceğini hesaplamak için kullanılabilir. Gökyüzünün görünüşünü, elde tutulabilen bir düzene taşır.

Nasıl işler? Bir haritada bildiğiniz bir noktayı bulup çevresini okuduğunuzu düşünün. Usturlapta da önce bir yıldızın ufka göre ne kadar yüksekte olduğu ölçülür. Sonra aletteki yıldız işareti bu ölçüyle eşleştirilir. Dönen ağ ile sabit çizgilerin karşılaşması, aranan bilgiyi okumayı sağlar.

Müzede neye bakmalı? Aletin işi, göğü gözlemekle çizim üzerinden hesap yapmayı birleştirmesidir. Modelde yıldız ağını çevirdiğinizde, aynı parçaların farklı zaman ve yerler için nasıl yeni bir okuma verdiğine dikkat edin.

GeometriStereografik izdüşümKüreyi düzlemde göstermek

Nedir? Küre üzerindeki konumları düz bir yüzeyde göstermenin bir yoludur. Göğü çevremizi saran bir küre gibi düşündüğümüzde, bu yöntem onun üzerindeki çizgileri usturlabın düz diskine aktarmamızı sağlar.

Nasıl işler? Bir yeryüzü küresini haritaya aktarırken her özelliği aynı anda koruyamayız. Bu yöntemde her nokta, seçilen bir kutuptan uzanan çizgiyle düzleme taşınır. Çizgilerin birbirleriyle yaptığı açılar korunur; uzaklıklar ise çizimin her yerinde aynı ölçekte kalmaz. Küredeki daireler, düzlemde daire veya bazı durumlarda doğru olarak görünür.

Müzede neye bakmalı? Usturlabın çizgileri gökyüzünün bir fotoğrafı değildir; belirli bir kurala göre hazırlanmış bir çizimdir. Bir yıldızın işaretiyle ufuk çizgisini karşılaştırabilmemizi sağlayan, bu ortak çizim kuralıdır.

Usturlap parçasıSafîha / enlem plakasıBulunduğunuz yerin göğü

Nedir? Usturlabın içine yerleştirilen ve belirli bir yerden görülen göğü temsil eden plakadır. Üzerindeki çizgiler, ufku ve ufkun üzerindeki yükseklikleri gösterir. Plaka, gözlemcinin bulunduğu yere ait sabit bir zemin sağlar.

Nasıl işler? Aynı göğe daha kuzeydeki veya daha güneydeki bir şehirden baktığınızı düşünün. Yıldızların ufka göre konumları değişir. Kuzeyde ya da güneyde bulunma konumuna enlem denir. Bu nedenle klasik usturlapta başka bir enlem için başka bir plaka gerekebilir. Yıldız ağı dönerken alttaki plaka yerinde kalır.

Müzede neye bakmalı? Plaka, bir ölçümün yapıldığı yeri de hesaba katar. Atölyede bu parçayı ayırarak dönen yıldız ağıyla ilişkisini inceleyin; çalışan usturlapta da şehir seçiminin çizgilere etkisini izleyin.

Usturlap parçasıRete / ankebûtDönen yıldız ağı

Nedir? Usturlabın üzerinde dönen, yıldızları küçük işaretlerle gösteren açık bir ağdır. Güneş’in yıl içindeki yolunu gösteren çember de bu parçanın üzerindedir. Ağ biçimi, alttaki plakanın çizgilerini görünür bırakır.

Nasıl işler? İki saydam haritayı üst üste koyduğunuzu düşünün: alttaki sabit, üstteki dönebiliyor. Üst haritayı çevirdikçe üzerindeki işaretler alttaki çizgilerle başka noktalarda karşılaşır. Usturlapta ağı çevirmek de yıldızların gökteki günlük görünür hareketini temsil eder. Ölçülen yıldız yüksekliğiyle uygun karşılaşma bulunur.

Müzede neye bakmalı? Yıldız işaretlerinin birbirine göre yeri ile ağın bütünüyle dönmesi iki ayrı özelliktir. Ağın açık yapısına ve sabit plakanın üstünde nasıl okunabildiğine dikkat edin. Bu parça, aletin zamanla değişen göğü göstermesini sağlar.

Ölçüm parçasıAlidade / nişangâhlı cetvelGörüş doğrultusundan açıya

Nedir? Bakılan doğrultuyu ölçülebilir bir açıya çeviren döner cetveldir. Üzerindeki bakış noktaları, cetveli hedefle aynı doğrultuya getirmeye yarar. Usturlapta bu düzen, gök cisminin ufka göre yüksekliğini ölçmek için kullanılır.

Nasıl işler? Bir binanın tepesine bakarken gözünüzü yatay doğrultudan ne kadar yukarı çevirdiğinizi düşünün. Buradaki “yükseklik” de metreyle uzaklık değil, bu tür bir açıdır. Usturlap dik tutulur; arkasındaki cetvel yıldızın doğrultusuna çevrilir. Kenardaki derece bölümleri açının okunmasını sağlar.

Müzede neye bakmalı? Bu parça gözlemden sayı elde eder. Aletin başka cetvelleri ise çizim üzerindeki değerleri okumaya yarayabilir. Parça açıklamalarını okurken ölçme işiyle sonucu okuma işini ayrı izleyin.

Hesap kitabıZîcGözlemi kullanılabilir sayıya çevirmek

Nedir? Gökbilim hesaplarında kullanılan sayı tablolarını ve bu tabloların kullanım açıklamalarını bir araya getiren eserdir. Takvimler, yıldız konumları ve gezegen hareketleri gibi konularda başvurulacak değerler içerir. Buradaki “cetvel”, bir ölçü çubuğundan çok bir sayı tablosu anlamındadır.

Nasıl işler? Bir zaman çizelgesinde belirli bir günün ve saatin karşılığını aramak gibi, kullanıcı önce ihtiyacı olan satırı ve değeri bulur. Ardından eserde açıklanan hesapları veya düzeltmeleri uygular. Böylece gökteki bir konumu her seferinde baştan gözlemlemek yerine, kayıtlı bilgilerden hareketle hesaplayabilir.

Tarihsel önemi nedir? Zîc, gözlem ve hesap sonuçlarını başka yerdeki bir okurun da kullanabileceği biçimde taşır. Müzede tabloları yalnızca sayı yığınları olarak değil, bilginin saklanması ve yeniden kullanılması için hazırlanmış eserler olarak okuyun.

Bilim kurumuRasathaneGözlem için ortak bir çalışma yeri

Nedir? Gökyüzünü düzenli olarak gözlemek için aletlerin, uzmanların ve kayıtların bir araya getirildiği kurumdur. Rasathaneyi yalnızca bir bina olarak düşünmek, burada yapılan ortak çalışmanın önemli bir bölümünü gözden kaçırır.

Nasıl işler? Bir arşivin yalnızca raflardan oluşmaması gibi, rasathane de yalnızca gözlem aletlerinden oluşmaz. Aletin ayarlanması, gözlemin kaydedilmesi ve sonuçların karşılaştırılması gerekir. Büyük aletler küçük açı farklarını okumayı kolaylaştırabilir; sonuçların güvenilirliği yine bu işlerin nasıl yapıldığına bağlıdır.

Müzede neye bakmalı? Merâga ve Semerkant örneklerinde gözlemin yanında kütüphane, hesap ve eğitim faaliyetleri de vardır. Rasathane kayıtlarında kişilerin, araçların ve kurumun birbirine nasıl bağlandığını izleyin. Tarihsel örnekleri okurken yalnızca bugünkü teleskoplu gözlemevi görüntüsüne bağlı kalmayın.

Gezegen geometrisiDeferent / taşıyıcı daireKüçük dairenin merkezini taşır

Nedir? Eski gezegen modellerinde, daha küçük bir dairenin merkezinin üzerinde ilerlediği büyük dairedir. Adı “taşıyıcı daire” diye de çevrilir. Bir gezegenin görünen hareketini, birden fazla dairesel hareketi birleştirerek hesaplama düzeninin parçasıdır.

Nasıl işler? Bir kâğıda büyük bir çember çizip üzerinde bir noktayı gezdirdiğinizi düşünün. Şimdi bu noktayı küçük bir çemberin merkezi yapın. Nokta büyük çemberde ilerledikçe küçük çemberi de beraberinde taşır. Büyük çemberin görevi budur; gezegeni temsil eden işaretin hareketine ilk yolu sağlar.

Müzede neye bakmalı? Taşıyıcı dairenin merkezi her modelde Dünya ile aynı yerde değildir. Modelde önce büyük daireyi ve merkezini bulun; sonra küçük dairenin onunla ilişkisini izleyin. Çizgi, gökte görülebilecek bir halka değil, hesabın nasıl kurulduğunu gösteren bir araçtır.

Gezegen geometrisiEpisikl / ek daireBir dönüşün üzerine ikinci dönüş

Nedir? Merkezi başka bir daire üzerinde ilerlerken, gezegen işaretini kendi çevresinde döndüren küçük dairedir. “Ek daire” de denir. Modelde görülen yol, bu iki hareketin birleşmesiyle oluşur.

Nasıl işler? Bir çizimde küçük bir çemberi, daha büyük bir çember boyunca ilerlettiğinizi düşünün. Aynı anda küçük çemberin kenarındaki işaret de dönsün. İşaretin son konumu, hem çemberin nereye taşındığına hem de kendi çevresinde ne kadar döndüğüne bağlıdır. İki hareket birlikte izlendiğinde hızlanma, yavaşlama veya geriye gidiyormuş gibi görünme ortaya çıkabilir.

Müzede neye bakmalı? Önce küçük dairenin merkezini, sonra kenarındaki işareti izleyin. Bunları ayırmak, karmaşık görünen hareketi okunabilir kılar. Bir modelde ek daire bulunması, o modelin tek başına Dünya merkezli veya Güneş merkezli olduğunu göstermez.

Modelin tartışmalı noktasıEkuantHız, hangi noktadan bakınca düzgün?

Nedir? Batlamyus’un gezegen modelinde, hareketin düzenliliğini değerlendirmek için kullanılan özel bir bakış noktasıdır. Bu nokta, hareketin üzerinde gerçekleştiği dairenin merkezinden başka bir yerdedir.

Nasıl işler? Dairesel bir pistte ilerleyen işareti iki farklı yerden izlediğinizi düşünün. Modelde seçilen bir noktadan bakış doğrultusu, eşit zamanlarda eşit miktarda döner. Aynı hareketi dairenin merkezinden izlediğinizde bu düzenlilik görülmez. Dolayısıyla “düzgün hareket” sayılan şey, hangi noktadan ölçtüğünüze bağlı hale gelir.

Tarihsel önemi nedir? Bu düzenek konum hesabını iyileştiriyordu; fakat gökteki hareketlerin kendi merkezleri çevresinde düzgün dönmesi gerektiğini düşünen astronomlar için sorun oluşturuyordu. Müzede iki noktadan ölçülen hareketi karşılaştırın. Tartışmanın, hesap sonucu kadar modelin nasıl kurulduğuyla da ilgili olduğunu görebilirsiniz.

Hareket geometrisiTûsî çiftiİki daireden doğrusal salınım

Nedir? İki dairesel hareketi birleştirerek bir noktanın düz bir çizgi üzerinde ileri geri gitmesini sağlayan geometrik düzendir. Nasîrüddin Tûsî’nin adıyla anılır. Bir hareket türünün başka hareketler kullanılarak kurulabileceğini gösterir.

Nasıl işler? Büyük bir halkanın içine, çapı onun yarısı kadar olan bir disk yerleştirildiğini düşünün. Disk halkanın içinde kaymadan yuvarlandığında, kenarında işaretlenmiş bir nokta düz bir çizgi üzerinde gidip gelir. Müzede bütün şekli aynı anda anlamaya çalışmak yerine önce yalnızca bu noktanın yolunu izleyebilirsiniz.

Tarihsel önemi nedir? Bu araç, astronomların düzgün dairesel hareketlerden farklı hareketler üretmesine imkân verdi. Daire kullanma ilkesini koruyarak modelleri yeniden kurmanın yollarından biriydi. Tûsî çifti başlı başına bir evren tasviri değildir; model kurarken kullanılabilen bir geometrik çözümdür.

Gökyüzü çizgisiEkliptik / tutulumGüneş'in yıl boyunca görünen yolu

Nedir? Dünya’dan bakıldığında Güneş’in yıl boyunca yıldızlara göre bulunduğu konumların oluşturduğu yoldur. “Tutulum” da denir. Burada bir gün içindeki doğuş ve batıştan değil, bir yıl boyunca değişen konumdan söz edilir.

Nasıl işler? Yılın farklı tarihleri için Güneş’in yıldızlara göre konumunun işaretlendiği bir gökyüzü haritası düşünün. Bu işaretler aynı yol üzerinde sıralanır. Usturlabın yıldız ağında bu yol, merkezden kaymış bir çemberle gösterilir. Üzerindeki bölümler, seçilen tarihin konumunu bulmaya yardım eder.

Müzede neye bakmalı? Yıldız ağındaki bu çemberi, aletin dış kenarıyla karıştırmadan izleyin. Burç adları burada yıl içindeki konumu belirtmeye yarayan geleneksel işaretlerdir. Bir takvim bilgisinin alet üzerinde nasıl bir konum bilgisine dönüştüğüne dikkat edin.

Evren modeliGüneş merkezlilikDünya da hareket eden bir gezegen

Nedir? Gezegenlerin düzenini Güneş çevresindeki hareketleriyle açıklayan yaklaşımdır. Kopernik’in sisteminde Dünya da bu hareketli gezegenlerden biridir. Gökbilimcinin gözlem yaptığı yer, modelin içinde hareket eden bir yere dönüşür.

Nasıl işler? Hareket eden bir trenden manzaraya baktığınızda, gördüğünüz değişimin bir bölümü sizin yer değiştirmenizden kaynaklanır. Benzer biçimde, gezegenlerin gökteki görünür hareketini okurken Dünya’nın hareketi de hesaba katılır. Kopernik, göğün her gün dönüyormuş gibi görünmesini Dünya’nın kendi dönüşüyle açıklar. Dünya’nın yıl içindeki hareketini de Güneş çevresinde kurar.

Tarihsel önemi nedir? Değişiklik, gözlenen hareketleri açıklarken gözlemcinin bulunduğu Dünya’ya da hareket vermektir. Bu, bütün soruları aynı anda çözmüş bir model olduğu anlamına gelmez. Burada tarihsel bir gezegen düzeni anlatılır; Güneş’in bugünkü astronomide bütün evrenin merkezi olduğu ileri sürülmez.

Hesap aletiEquatoriumGezegen hesabını dairelerle yapmak

Nedir? Gezegenlerin konumunu hesaplamaya yarayan daireleri ve göstergeleri fiziksel bir düzenek üzerinde bir araya getiren alettir. Bazı hesap adımlarının çizim ve parça hareketleri üzerinden yapılmasını sağlar.

Nasıl işler? Bir haritada mesafeyi çizim üzerinden okumak gibi, burada da sonuç şekiller arasındaki ilişkiden elde edilir. Kullanıcı gerekli başlangıç değerlerini yerleştirir; daireleri veya göstergeleri uygun konumlara getirir. Düzenin üzerindeki ölçek, aranan sonucun okunmasına yardım eder.

Müzede neye bakmalı? Aletin şekli usturlaba benzeyebilir; kullanımını anlamak için yaptığı işe bakın. Burada temel iş, gezegen modelini kullanarak bir konum hesaplamaktır. Tabak Menâtık kaydını ve modelini bu hesap aletleri bağlamında inceleyebilirsiniz.

Görselleştirme yöntemiPatlatılmış görünümParçaları ayırarak bütünü anlamak

Nedir? Bir aletin parçalarını, birbirleriyle ilişkileri görülecek biçimde aralıklı gösteren çizim yöntemidir. “Patlatma” sözcüğü, parçaların ekranda birbirinden ayrılmasını anlatır.

Nasıl işler? Üst üste duran sayfaları, aralarındaki sıralama bozulmadan biraz ayırdığınızı düşünün. Daha önce birbirini örten yüzeyler görünür hale gelir. Buradaki sürgü de parçaların arasını açar; bağlantı çizgileri hangi parçanın nereye bağlandığını takip etmeyi sağlar. Bir parçayı seçerek onun açıklamasını ayrıca okuyabilirsiniz.

Müzede neye bakmalı? Parça adları kaynak metinden gelir; biçim ve oranlar ise metnin yorumlanmasıyla kurulmuştur. Modeli tarihsel nesnenin birebir kopyası olarak değerlendirmeyin. Parçaların sırasını, bağlantılarını ve hareket ilişkilerini anlamak için kullanın.

Taşıma ve dengelemeKardan askısıHareketli çevrede dengeli bir kap

Nedir? Bir kabın veya aletin, onu taşıyan yapıdan farklı yönlerde hareket edebilmesini sağlayan askı düzenidir. Pusulada bu serbestlik, gemi eğildiğinde kabın yatay kalmasına yardımcı olabilir.

Nasıl işler? Eğilen bir tepsinin üzerindeki kabı yatay tutmaya çalıştığınızı düşünün. Kardan askısında, farklı yönlerde dönebilen taşıyıcı halkalar kabın hareket alanını sağlar. Modelde bir halka bir yönde, diğeri ona dik yönde dönebilir. Böylece dış yapının hareketiyle içerideki kabın konumu bütünüyle aynı olmak zorunda kalmaz.

Müzede neye bakmalı? Yönü bulan iğne ile kabı taşıyan askı farklı işler yapar. Pusula modelinde önce halkaların, sonra kabın hareketini izleyin. Buradaki biçim, kitap tarifini açıklamak için kurulmuş bir şemadır; bütün tarihsel askıların aynı yapıda olduğu anlamına gelmez.

Su ve hareketEksantrik mili / pistonDönüşü ileri geri harekete çevirmek

Nedir? Dönen bir çarkın hareketini, suyu alıp iten bir ileri geri harekete bağlayan düzende kullanılırlar. Merkezden kaçık bölümleriyle kaldıraçları sırayla hareket ettiren döner parça eksantrik milidir. Haznenin içinde ileri geri giderek suyun alınmasına ve itilmesine yardımcı olan parça ise pistondur.

Nasıl işler? Bir bisiklet pompasının kolunu ileri geri hareket ettirdiğinizde içerideki parça da gidip gelir. Buradaki su düzeneğinde bu hareketi el yerine dönen bir çarktan gelen güç sağlar. Hareket önce mile, ardından kaldıraçlara ve pistonlara ulaşır; parçalar aynı işi yaparak değil, birbirini harekete geçirerek çalışır.

Müzede neye bakmalı? Kitap, Takiyüddin’in altı pistonlu düzeneğini bu hareket sırasıyla anlatır. Animasyonu adım adım ilerletirken önce çarkı, sonra kaldıraçları ve pistonları izleyin. Görselleştirme, bir hareketin başka bir harekete nasıl dönüştürüldüğünü açıklayan bir yeniden kurmadır.

Gökyüzünü okumak

Usturlap ne işe yarar?

Gökte görülen bir yıldızdan bulunduğunuz yere ve zamana ilişkin bilgi elde etmek. Usturlap, bu ilişkileri elde tutulabilen bir alet üzerinde bir araya getirir.

Bir açıklamanın sorgulanması

Bir model neden değiştirilir?

Bir hesap gözleme yakın sonuç verebilir. Peki o hesabın tasarladığı gökyüzü, kabul edilen hareket ilkelerine de uyuyor mu? Ekuant tartışması bu soruyu açar.

Bu iki modelden Kopernik’e nasıl geçilir? →
İbnü'l-Heysem · “Ptoleme'ye Karşı Şüpheler”den, Sezgin'in aktarımıyla
Batlamyus: aynı harekete iki noktadan bakmak

Sürgüyü sıfıra getirdiğinizde hesap noktası ile dairenin merkezi çakışır. Uzaklaştırdığınızda, hangi noktadan baktığınız hareketin düzgün görünüp görünmemesini değiştirir.

Açıların sayısal karşılaştırmasını aç

Açı, bir doğrultunun ne kadar döndüğünü anlatır. Çubuklar, eşit sürelerde dairenin merkezinden görülen dönüş miktarını gösterir; farklı boylar bu noktadan bakıldığında eşit hareket olmadığını belirtir.

Tûsî: iki dönüşten düz bir hareket üretmek

Dönerek ilerleyen küçük dairenin üzerindeki işaretli noktayı izleyin. Nokta, dairelerin hareketine katıldığı halde düz bir çizgide gidip gelir. Bu, geometrinin bir açıklamayı yeniden kurmak için nasıl kullanılabildiğini gösterir.

Tûsî'nin matematiksel ifadesini oku

Nasîrüddin Tûsî'nin kendi ifadesiyle yardımcı teorem:

Kitabın Tûsî ve Kopernik arasında kurduğu beş bağlantı

Aşağıdakiler Sezgin'in karşılaştırmalarıdır. Benzer bir matematiksel düzeni göstermek ile bu düzenin hangi kişi veya metin aracılığıyla aktarıldığını belgelemek farklı araştırma işleridir.

Beş karşılaştırmayı kaynak metniyle aç
Buradan Kopernik'e nasıl geçilir?

Modelde Dünya'nın
yeri değişiyor.

Yukarıdaki iki model, hikâyenin ilk kısmını anlatıyor: gökteki hareketi daha tutarlı biçimde hesaplamak. Kopernik'e geçişi anlamak için buna ikinci bir değişikliği eklemek gerekir: hesabı yapan gözlemcinin bulunduğu Dünya da hareketli kabul edilir.

01Batlamyus
Hesap ile ilke arasındaki gerilim
Bir daire, farklı ölçüm noktalarıDünya, dairenin merkezi ve ekuant ayrı noktalarla gösteriliyor. Merkezden ve ekuanttan aynı hareketli noktaya uzanan iki çizgi, aynı hareketin farklı açılarla ölçüldüğünü temsil ediyor. DünyaDairenin merkeziHesapnoktası
Hareket, hangi noktadan ölçülünce düzenli sayılıyor?

Gözleme uyan bir hesap kuruluyor.

Ekuant, hareketin eşit sürelerde eşit açılar taradığı özel hesap noktasıdır. Dairenin kendi merkezinden bakıldığında aynı düzenlilik görülmez. Eleştiri buradadır: hesap işe yarasa da, benimsenen düzgün dairesel hareket ilkesiyle nasıl uzlaşacaktır?

Dünya hareketsiz kabul edilir.
02Tûsî · Urdî · İbnü'ş-Şâtır
Dünya merkezli çerçevede yeniden kurma
Dairelerden yeni hareketler üretmekTûsî çiftinin şematik örneğinde büyük dairenin içinde yarı çaplı küçük daire bulunuyor. Küçük dairenin kenarındaki noktanın büyük dairenin çapı boyunca gidip geldiği yol gösteriliyor. Bu bir gezegen sisteminin bütünü değildir. Noktanın gidip geldiği yol Örnek araç: Tûsî çifti
Hesap, düzenli dönüşlerin birleşimiyle yeniden kuruluyor.

Eleştiri yeni araçlara dönüşüyor.

Bu astronomlar farklı geometrik çözümler geliştirdiler. Tûsî çifti bunlardan biridir. İbnü'ş-Şâtır da ek dairelerle ekuantı gerektirmeyen modeller kurdu. Değiştirilen, hareketi hesaplama düzenidir; bu çalışmalar Dünya merkezli çerçeve içinde yapılır.

Bu modellerde Dünya yine hareketsizdir.
03Kopernik · 1543
Yeni bir gezegen düzeni
Güneş çevresinde hareket eden DünyaGüneş ortada gösteriliyor. Dünya, onun çevresindeki dairelerden birinin üzerindedir. Bir ok Dünya'nın yıllık hareketini, Dünya yakınındaki küçük kıvrımlı ok ise kendi çevresindeki günlük dönüşünü temsil ediyor. GüneşDünyaYıllık hareket + günlük dönüş
Gözlemcinin hareketi de görünen göğü açıklamaya katılıyor.

Dünya, gezegenler arasına katılıyor.

Kopernik ekuantı eleştirir, dairesel hesap araçlarını kullanmayı sürdürür. Fakat bunları Dünya'nın döndüğü ve Güneş çevresinde dolandığı bir düzene yerleştirir. Gezegenlerin geri gidiyor görünmesi artık Dünya ile onların hareketleri arasındaki ilişkiyle açıklanabilir.

Daha hızlı giden bir araçtan yanınızdaki aracı geriye kayıyormuş gibi görmeniz gibi, gözlemcinin hareketi de görünüşe katılır. Bu, gezegenin yörüngesinde ters yöne döndüğü anlamına gelmez.

Dünya hareketli bir gözlem yeri olarak kabul edilir.

Üç şema, düşüncenin hangi düzeyde değiştiğini gösterir. Ölçekli gezegen modelleri veya tarihsel çizimlerin kopyaları değildir. İkinci şema, farklı çözümler arasından yalnız Tûsî çiftini örnekler; onu bütün bir evren modeli olarak göstermiyor.

Ekuantı kaldırmak, Dünya'yı hareketli kabul etmeyi gerektirmez. İslâm astronomlarının Dünya merkezli çözümleri bunu gösterir. Kopernik'te iki ayrı tercih birleşir: hareketi düzgün dairelerden kurmak ve Dünya'yı yeni sistemin içinde hareketli kabul etmek.

Aynı sorun, farklı araçlar ve değişen bir temel kabul
Neyi karşılaştırıyoruz?BatlamyusTûsî–Urdî–İbnü'ş-Şâtır çizgisiKopernik
Hareketin hesabıDaireler ve bazı gezegen modellerinde ekuant kullanılır.Düzgün dairesel hareketleri birleştiren farklı araçlarla modeller yeniden kurulur.Ekuantın yerini alan dairesel düzenekler ve ek daireler kullanılır.
Dünya'nın durumuHareketsizdir; gözlem sabit Dünya'dan açıklanır.Bu düzeltmeler yapılırken Dünya merkezli çerçeve korunur.Kendi çevresinde döner; Güneş çevresindeki gezegenlerden biridir.
Önceki birikimle ilişkiEleştirilen ve yeniden işlenen başlıca başlangıç modelidir.Tûsî çifti ve İbnü'ş-Şâtır'ın yeni modelleri, karşılaştırılabilir matematiksel yapılar sunar.Tûsî çiftine ve İbnü'ş-Şâtır'ın bazı modellerine karşılık gelen matematiksel yapılar görülür.
Buradan hangi sonuç çıkmaz?Sistemin hesapta bütünüyle başarısız olduğu sonucu çıkmaz.Bu araçların kendi başına Güneş merkezli bir sistem olduğu sonucu çıkmaz.Önceki araçların kullanılmasının, Dünya'yı hareket ettirme kararını tek başına açıkladığı sonucu çıkmaz.
Aradan ne taşındı?

Bir sorun ve
onu işleme yolları.

Kopernik'in önünde yeni gözlemlerle birlikte uzun bir model tartışması ve daireleri birleştirme yöntemleri vardı. Sezgin bu sürekliliği vurgular. Matematiksel karşılaştırmalar, Tûsî çiftinin ve İbnü'ş-Şâtır'ın bazı düzenlerinin Kopernik'te karşılıklarını gösterir. Bu birikim, başka bir temel varsayımla yeniden kullanılabilir: aynı matematiksel araçlar farklı bir gezegen düzeninin içinde çalışabilir.

Kaynak neyi gösteriyor?

Benzerlik güçlü;
güzergâh ayrıca araştırılıyor.

İbnü'ş-Şâtır'ın Nihâyetü's-sûl'ü modellerini, yeni zîcinin girişi Merâga eserlerine başvurularını gösterir. Kopernik'in Commentariolus'u ekuanta itirazını, De revolutionibus'u yeni sistemini incelememizi sağlar. Bu metinlerdeki matematiksel karşılıkları saptamak ile belirli bir fikrin Kopernik'e hangi yazma, çeviri veya kişi aracılığıyla ulaştığını belgelemek ayrı işlerdir. Buradaki oklar, kesinleşmiş bir aktarım güzergâhı değil, açıklamanın değiştiği basamakları gösterir.

Bu değişimin tarihsel hikâyesine devam et
Kanıtı değerlendirmek

Ölçmek ve karşılaştırmak

Kitabın yan yana verdiği eski ölçümler ve karşılaştırma değerleri. Buradaki soru yalnızca kimin daha doğru ölçtüğü değil, bu sonuca hangi karşılaştırmayla vardığımızdır.

Tarihsel ölçüm Kitabın karşılaştırma değeri

Bu tablo Sezgin'in seçtiği ölçümleri bir araya getirir. Sayılar ile tarihçinin o sayılardan çıkardığı değerlendirmeyi birlikte, fakat ayrı sorular olarak okuyun: ölçüm ne kadar yakındır; bu yakınlık dönemin bilimsel pratiği hakkında ne söylememize izin verir?

Bilginin benimsenmesi

Haritadaki Akdeniz nasıl değişti?

Değişen, denizin kendisi değil haritada kapladığı doğu–batı aralığıdır. Sezgin bu örneği, bir düzeltmenin yapılması ile farklı bilim çevrelerinde kullanılması arasındaki mesafeyi göstermek için ele alır.

Grafik, kitabın kurduğu karşılaştırmayı özetler: Batlamyus için 62°, ilk düzeltme için 52°, Endülüs–Mağrip çalışmaları için 44° ve karşılaştırma değeri olarak 42°. Avrupa satırı da Sezgin'in değerlendirmesidir; bütün Avrupa haritalarının ayrı ayrı incelendiği bir veri kümesi değildir. Aktarımın nasıl gerçekleştiğini anlamak için belirli eserleri ve çevirileri ayrıca izlemek gerekir.

Alet, işlev ve ustalık

Aletin içinde ne var?

Bir alet, farklı işleri yapan parçaların birlikte çalışmasıyla anlam kazanır. Bu görünümde parçalar birbirinden uzaklaştırılarak ilişkileri görünür kılınır. Teknik çizimde buna “patlatılmış görünüm” denir.

Bu görünümde aleti döndürebilir, parçaları ayırabilir ve aşağıdaki parça adlarından açıklamalarına ulaşabilirsiniz.
%55
Bir aradaParçalar ayrık

Tek parmakla veya fareyle sürükleyerek döndürün. İki parmağınızı açıp kapatarak, Ctrl/⌘ + fare tekerleğiyle (büyük görünümde ya da modele tıkladıktan sonra yalnız tekerlekle) ya da + / − düğmeleriyle yakınlaştırın. Telefonda sayfayı kaydırmak için modelin dışına dokunun. Klavyede ok tuşları görünümü döndürür; Tab ile parçaya, Enter ile açıklamasına geçebilirsiniz.

Parça adları kitaptan; biçim ve oranlar, metindeki tarife dayanan bir yeniden kurgudur.

Aleti yakından inceleyin

Kaynakla karşılaşmak

Koleksiyonda bir iz sürün

Bir alet, bir eser veya bir yer adıyla başlayın. Kartlarda kitabın kaydı korunur; “Kaydı incele” düğmesi ayrıntıyı açar. Teknik bir kelimeyle karşılaşırsanız kavram notlarına dönebilirsiniz.

    Bu kayıtta parça listesi bulunmuyor.

    Tarih, kişi ve parça adları, kitabın kaynak kaydındaki biçimiyle aktarılmıştır.

    Yakından bakmak

    Bir kaydın açtığı sorular

    Aşağıdaki kısa etiketler, kitabın farklı bölümlerinden seçilmiş örnekleri bir araya getirir. Bir nesneyi kimin yaptığı kadar hangi iş için kullanıldığını ve hangi çevrede dolaştığını da düşünün.

    Olayları yan yana okumak

    Bir dönemde neler oluyordu?

    Kitapta tarihle birlikte anılan çevirileri, gözlemleri ve kurumların kuruluşunu birlikte görün. Aynı dönemde gerçekleşen olaylar arasında ilişki kurmak araştırmanın başlangıcıdır; yalnızca art arda gelmeleri birinin ötekine yol açtığını göstermez.

    İNSANLAR · DÖNEMLER · BİLİM ÇEVRELERİ

    Aynı göğün altında,
    farklı yüzyıllarda.

    Kimler aynı çağda yaşadı, hangi sorularla uğraştı? Bir yüzyıl seçerek farklı bilim çevrelerindeki insanları birlikte tanıyın.

    Bilim çevresi, insanların çalıştığı ve bilgiyi paylaştığı ortamı anlatır. İslam dünyası ve Latin Avrupa / Batı başlıkları bu ortamları gösterir; kişilerin dinini veya etnik kökenini belirtmez. Antik Çağ ayrı bir satırda yer alır. Çalışma çevresi henüz belirlenmemiş isimleri de görebilirsiniz.

    Yüzyıllara göre bilim çevreleri

    Her satır bir bilim çevresini, her sütun bir yüzyılı gösterir. Sütun yükseldikçe kitapta o dönemle ilişkilendirilen kayıtların sayısı artar. Bir sütunu seçerek isimleri ve katkılarını okuyun.

    Sayılar, kitabın hangi insanlara ve dönemlere yer verdiğini gösterir; bilim çevrelerinin başarı sıralaması değildir. Aynı kişi kitapta farklı adlarla geçebildiği için kayıt sayısı ile kişi sayısı farklı olabilir.

    Dönemin insanları

    Bu karşılaştırma nasıl okunmalı?

    Kartlardaki çizgi ve noktalar, kitapta verilen zamanı gösterir. Bu tarih kişinin yaşam süresi, doğum veya ölüm yılı ya da çalıştığı dönem olabilir; hangisi olduğu kartta yazılıdır. Tarihler kitaptaki kayda dayanır, ayrıca doğrulanmış bir biyografi yerine geçmez. Aynı kişi için farklı kayıtlarda farklı tarihler bulunabilir.

    Yalnızca yüzyılı bilinen bir kayıt, o yüzyılın tamamında gösterilir. Örneğin 9. yüzyıl, 801–900 yıllarını kapsar. “İlk yarısı” gibi daha dar bilgiler kartta korunur. Bir kayıt iki yüzyıla uzanıyorsa iki sütunda da görünür; bu yüzden sütunlardaki sayıları toplamak toplam kayıt sayısını vermez.

    Bazı kayıtların zamanını belirlemek için yeterli bilgi yoktur: “350 yıl önce” gibi ifadeler, yalnızca bir eserin baskı tarihi veya Miladî karşılığı doğrulanmamış Hicrî tarihler buna örnektir. Bu isimleri “Zamanı belirsiz kayıtlar” seçeneğinde, dönem sınırı olmadan okuyabilirsiniz. Çalışma çevresi de kaynakların verdiği bilgiye göre belirtilir; bir kişinin adı, dini veya kökeni tek başına yeterli sayılmaz.

    Dizin

    Âlim Dizini

    Kitaptan çıkarılan âlim kayıtları. Aynı kişi farklı adlarla birden çok kez geçebilir. Alana göre süzün ya da adıyla arayın.

    TDV bağlantıları, doğrulanmış maddeye veya adı açıkça belirtilen içerik aramasına açılır. İslam Tarih Atlası bağlantısı, kişi biyografisi yerine atlas portalını açar.